• +90 541 439 14 69

PRK ve TransPRK (No-Touch Lazer) Nedir?

PRK ve TransPRK (No-Touch Lazer) Nedir?

PRK (Photorefractive Keratectomy) Nedir?

PRK, miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarının tedavisinde kullanılan yüzey ablasyon tekniğine dayalı bir lazer göz ameliyatıdır.

Bu yöntemde korneanın en üst tabakası olan epitel tabakası kontrollü şekilde uzaklaştırılır. Ardından excimer lazer uygulanarak kornea yeniden şekillendirilir. Böylece ışığın retinaya daha doğru odaklanması sağlanır ve görme netliği artırılır.

PRK, özellikle kornea yapısı ince olan veya flap oluşturulması uygun olmayan hastalarda güvenli ve etkili bir seçenektir.

TransPRK (No-Touch Lazer) Nedir?

TransPRK, PRK’nin daha modern ve tamamen temassız versiyonudur.

Klasik PRK’de epitel tabakası mekanik yöntemlerle uzaklaştırılırken, TransPRK’de bu işlem tamamen lazer ile gerçekleştirilir. Yani korneaya herhangi bir temas olmaz. Epitel kaldırma ve kornea şekillendirme işlemi tek aşamada lazerle yapılır.

Sonuçlar açısından PRK ile benzerdir; temel fark uygulama tekniğindedir.

PRK / TransPRK Nasıl Yapılır?

  • İşlem süresi yaklaşık 10–15 dakikadır.
  • Damla anestezi uygulanır; işlem sırasında ağrı hissedilmez.
  • Epitel tabakası
    • PRK’de mekanik yöntemle
    • TransPRK’de lazer ile

uzaklaştırılır.

  • Alt korneal doku doku excimer lazer ile şekillendirilir.
  • İşlem sonunda iyileşmeyi desteklemek amacıyla geçici bir bandaj kontakt lens takılır.
  • Hasta aynı gün evine dönebilir.





PRK Kimler İçin Uygundur?

Cerrahi öncesinde her hasta için ayrıntılı ve kapsamlı bir göz muayenesi yapılır. Amaç; kornea yapısını, kırma kusurunu ve göz sağlığını değerlendirerek işlemin güvenli şekilde uygulanabilir olup olmadığını belirlemektir.

PRK özellikle aşağıdaki durumlarda uygun bir seçenek olabilir:

  • 18 yaşından büyük bireyler
  • Son 1 yıl içinde göz numarası stabil olanlar
  • Miyopi, hipermetropi veya astigmatizma bulunan hastalar
  • Kornea kalınlığı LASIK veya SMILE için sınırda olan, nispeten ince kornealı kişiler
  • Flap oluşturulmasının riskli olabileceği meslek grupları

(askerler, polisler, temas sporları yapan kişiler gibi)

Özellikle travma riski yüksek bireylerde flap olmaması önemli bir avantaj sağlar.

İyileşme Süreci

PRK ve TransPRK’de iyileşme süreci LASIK’e kıyasla biraz daha uzun olabilir.

  • İlk 2–3 gün yanma, batma ve sulanma görülebilir.
  • 3–5 gün içinde epitel yüzey yeniden oluşur.
  • Görme ilk haftalarda dalgalı olabilir ve kademeli olarak netleşir.
  • Nihai görme kalitesi genellikle 1-2  hafta içinde oturur.

Doktor tarafından önerilen damlaların düzenli kullanımı ve kontrollerin aksatılmaması iyileşme süreci açısından kritik öneme sahiptir.

Riskler Var mı?

Her cerrahi işlem gibi PRK’nin de nadir görülebilen riskleri vardır:

  • Gece ışıklarda kamaşma veya halo
  • Geçici görme bulanıklığı
  • Korneada yüzeysel puslanma (haze)
  • Kuru göz şikayetleri
  • Rezidüel numara kalması ve nadiren ek lazer ihtiyacı

Günümüzde uygun hasta seçimi, modern lazer platformları ve gerektiğinde Mitomisin-C uygulaması sayesinde haze riski belirgin şekilde azaltılmıştır; ancak tamamen ortadan kalkmış değildir.

Ciddi komplikasyonlar deneyimli cerrah ve doğru hasta seçimi ile oldukça nadirdir.

PRK / TransPRK Sonrası Görme

Hastaların büyük çoğunluğu günlük yaşamını gözlüksüz sürdürebilir.

Ancak bu yöntemler yaşa bağlı yakın görme sorunu olan presbiyopiyi tamamen önlemez. 40 yaş sonrasında okuma gözlüğü ihtiyacı ortaya çıkabilir.

1